
Bir hizmet sayfası yayınlanır. Metni yazılmıştır, başlığı düzgündür, site haritasında görünür. Aylar sonra o sayfanın neredeyse hiç gösterim almadığı fark edilir ve neden sayfanın kendisinde aranır. Oysa sorun çoğu zaman daha basittir: sitedeki hiçbir sayfa o sayfaya bağlantı vermemiştir. Menüye eklenmemiştir, hiçbir yazıda adı geçmez, kategori listesine düşmemiştir. Sayfa teknik olarak yayında olsa da sitenin bağlantı ağının dışında durur.
İç link (internal link), aynı alan adı içindeki bir sayfadan başka bir sayfaya verilen bağlantıdır. Google'ın rehberi, her gün bulduğu yeni sayfaların büyük çoğunluğuna bağlantılar üzerinden ulaştığını söyler. Bu tek cümle, site içi linklemeyi süs bir detay olmaktan çıkarır: sayfalarınıza giden yolu siz döşersiniz.
İşin bir de kontrol tarafı var. Size kimin dışarıdan bağlantı vereceğine karar veremezsiniz. Buna karşılık kendi sitenizde hangi sayfanın hangi sayfaya bağlanacağına, bağlantının hangi cümlede geçeceğine ve hangi metinle verileceğine tamamen siz karar verirsiniz. İç linkleme, baştan sona sizin elinizde olan tek bağlantı katmanıdır.
İç link nedir ve dış linkten farkı ne?
İç link, kaynak sayfa ile hedef sayfanın aynı alan adında olduğu bağlantıdır. Dış link ise başka bir alan adına çıkar. Tarayıcı açısından ikisi de aynı HTML yapısıdır, fark taşıdıkları anlamda ve kararın kime ait olduğundadır.
Dışarıdan gelen bağlantı, başka birinin sizin sayfanızı referans göstermeye değer bulmasıdır. Bu bağlantının nasıl değerlendirildiği ayrı bir konudur ve backlink nedir yazısında ayrıntılı ele alınır. İç bağlantı ise bir referans değil, bir mimari beyanıdır: sitenizin hangi sayfasının hangi konunun merkezinde durduğunu, hangi sayfanın hangi sayfayı açıkladığını siz söylersiniz.
Bu ayrım pratikte şu sonuca çıkar. Dış bağlantı kazanılır, iç bağlantı tasarlanır. Bir sayfanın dışarıdan hiç bağlantı almamış olması sizin elinizde olmayabilir; kendi sitenizden hiç bağlantı almamış olması tamamen sizin tercihinizdir.
Google yeni sayfaları iç linkler üzerinden nasıl buluyor?
Google'ın açıkladığı işleyişte web sayfalarının merkezi bir kaydı yoktur. Sistem yeni adresleri iki ana yoldan öğrenir: bildiği bir sayfadan yeni bir sayfaya çıkan bağlantıyı görerek ve gönderilen site haritalarını okuyarak. Dokümantasyonda verilen örnek doğrudan iç linklemeyi tarif eder: bir kategori sayfası yeni yayınlanan bir yazıya bağlantı verir ve yazı bu yolla keşfedilir.
Keşif zincirin ilk halkasıdır, sonuncusu değil. Google keşfettiği her adresi taramaz, taradığı her sayfayı da indekslemez; hangi sayfanın ne sıklıkta taranacağı algoritmik olarak belirlenir. Bu yüzden iç link "sayfayı Google'a sokan düğme" değildir. Yaptığı iş daha temeldir: sayfanın bulunabileceği bir yol açar ve o yolun çevresindeki metinle sayfanın ne hakkında olduğunu anlatır. Arama tarafındaki keşif, tarama ve indeksleme adımlarının bütününe SEO nedir yazısından bakabilirsiniz.
Bir iç link aslında üç ayrı iş yapar
Site içi bağlantıları tek bir torbada değerlendirmek en sık yapılan hatadır. Bir bağlantı aynı anda üç farklı işi yapabilir ve her bağlantı türü bu işlerin hepsinde iyi değildir.
- Keşif: Sayfayı tarayıcının bulabileceği bir yola bağlar.
- Bağlam: Bağlantı metni ve çevresindeki cümlelerle hedef sayfanın ne hakkında olduğunu anlatır.
- Yönlendirme: Okuru gerçekten ihtiyaç duyduğu bir sonraki adıma taşır.
Bu üç işi ayırdığınızda şablon bağlantılarla içerik içi bağlantılar arasındaki fark kendiliğinden ortaya çıkar.
| Bağlantı türü | Sayfayı keşfedilebilir yapar | Konu bağlamı taşır | Asıl işi |
|---|---|---|---|
| İçerik içi bağlamsal link | Evet | Evet | Okuru konunun bir alt katmanına taşımak |
| Ana menü linki | Evet | Sınırlı | Sitenin ana bölümlerini tanımlamak |
| Footer linki | Evet | Hayır | Yardımcı ve kurumsal sayfalara erişim vermek |
| Sidebar linki | Evet | Sınırlı | Öne çıkarılan sayfaları her ekranda görünür tutmak |
| Breadcrumb | Evet | Evet | Sayfanın hiyerarşideki yerini göstermek |
| İlgili yazılar bloğu | Evet | Kısmen | Aynı başlık altındaki diğer içerikleri önermek |
Tablodaki ayrımın nedeni basittir. Footer bağlantısı sitedeki her sayfada birebir aynı biçimde tekrarlanır, dolayısıyla bulunduğu sayfaya özel hiçbir şey söylemez. İçerik içi bağlantı ise o sayfaya özel bir editoryal karardır ve çevresindeki cümle hedefin konusunu tarif eder. Google'ın bağlantı rehberi de tam olarak bunu önerir: okurun bir sayfayı anlamasına yardım edecek diğer kaynakları düşünün ve o sayfalara bağlam içinde bağlantı verin.
Yetim sayfa: kimsenin bağlantı vermediği sayfalar
Yetim sayfa (orphan page), site içinden hiçbir bağlantı almayan sayfadır. Google'ın bağlantı rehberindeki ölçüt bu konuda nettir: önem verdiğiniz her sayfanın, sitenizdeki en az bir başka sayfadan bağlantı alması gerekir. Ölçüt "çok bağlantı alsın" değil, "en az bir tane olsun" biçimindedir ve pek çok sitede bu eşik bile karşılanmaz.
Yetim sayfalar genelde şu yollarla oluşur:
- Kampanya veya sezon sayfaları açılır, kampanya bitince menüden kaldırılır ama sayfa yayında kalır.
- Yeni bir hizmet sayfası yayınlanır, menüye eklenir ama hiçbir yazıdan bağlantı almaz.
- Kategori yapısı değişir, eski kategoriye bağlı ürünler listelerden düşer.
- Blog arşivi büyür, eski yazılar sayfalama derinliğinde kalır ve hiçbir güncel yazıdan anılmaz.
- İçerik bir CMS içinde oluşturulur, yayın akışına hiç girmeden doğrudan adresle erişilebilir kalır.
Site haritasında yer almak bu durumu çözmez. Site haritası keşfe yardım eder, ama sayfanın hangi konuya ait olduğunu, hangi sayfayla ilişkili olduğunu ve okurun oraya nereden geleceğini anlatmaz. Yetim sayfa sorunu bir listeleme sorunu değil, bir bağlam sorunudur.
Alakalı ve derinleştirici linkleme nasıl kurulur?
Alakalı linkleme, bir sayfadan konusuyla gerçekten ilişkili sayfalara bağlantı vermektir. Derinleştirici linkleme ise okuru konunun bir alt katmanına taşımaktır. İkisi birlikte çalışır: bağlantı hem ilgili hem de bir adım daha derin olmalıdır. Aynı şeyi başka kelimelerle anlatan bir sayfaya verilen bağlantı, ilgili görünse bile okuru hiçbir yere götürmez.
Pratikte kullanılan yapı ana sayfa ve alt konu ilişkisidir. Konuyu geniş biçimde ele alan kapsamlı bir sayfa (pillar) merkezde durur, o konunun alt başlıklarını tek tek işleyen sayfalar (spoke) çevresine yerleşir. Bağlantı akışı üç yönlüdür:
- Ana sayfadan alt sayfalara: Kapsamlı sayfa bir alt başlığı özetlediği yerde, o başlığın kendi sayfasına bağlanır. Okur ayrıntı isterse yolu açıktır.
- Alt sayfalardan ana sayfaya: Her alt sayfa, konunun bütününü anlatan sayfaya döner. Bu bağlantı hem okuru bağlama oturtur hem de merkez sayfanın hangi sayfa olduğunu belirsizlikten çıkarır.
- Alt sayfalar arasında: Yalnızca gerçek bir ilişki varsa. İki alt başlık birbirini açıklıyorsa bağlanır, aynı kümede olduğu için değil.
Üçüncü maddedeki sınır önemlidir. Aynı konudaki her sayfayı diğer her sayfaya bağlamak, kümedeki hiçbir sayfayı öne çıkarmaz. Bağlantı bir öncelik ifadesidir; her yere eşit bağlantı vermek öncelik bildirmemekle aynı şeydir.
Bağlantı verecek yeri ararken işe yarayan soru şudur: okur bu cümleyi okuduğunda aklına gelen ilk soru ne? Bağlantı o sorunun cevabına gitmelidir. Cümlenin sonuna iliştirilen ve konuyla ilgisi zorlama kurulan bağlantı, hem tıklanmaz hem de hedef sayfa hakkında yanlış bir bağlam üretir.
İç linkte anchor metni nasıl seçilir?
Anchor text, bağlantının görünen metnidir. Google'ın rehberine göre bu metin hem insana hem arama motoruna hedef sayfa hakkında bilgi verir. İç linklerde bu metnin tamamı sizin kontrolünüzde olduğu için, dış bağlantılardan farklı bir sorumluluk doğar: hedef sayfayı yanlış tarif eden bir anchor'ın suçlusu başkası değildir.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar:
- Boş bağlantı metni bırakmayın. Metni olmayan bir bağlantı hedef hakkında hiçbir şey anlatmaz. Bağlantı bir görselse, görselin alt metni anchor metni yerine geçer; bu yüzden alt metnin boş bırakılmaması gerekir.
- Betimleyici olun. "Buraya tıklayın" ve "detaylı bilgi" kalıpları hedefi tarif etmez. Ekran okuyucu kullanan biri bağlantılar arasında gezinirken de aynı sorun yaşanır: bağlantı metni çevresindeki cümle olmadan da anlaşılabilmelidir.
- Aynı kalıbı her yerde tekrarlamayın. Bir sayfaya giden kırk bağlantının kırkında aynı ifadeyi kullanmak betimleyicilikten uzaklaşır, çünkü hedef sayfanın hangi yönüne gönderdiğinizi anlatmaz. Aynı sayfaya konunun farklı yönlerinden bağlanıyorsanız metin de o yönü söylemelidir.
- Çevre cümleyi ihmal etmeyin. Bağlantının bağlamını yalnızca anchor değil, içinde geçtiği cümle de kurar. Konudan kopuk bir paragrafa yerleştirilen doğru anchor bile zayıf bir sinyaldir.
Teknik tarafta tek bir kural vardır: Google bir bağlantıyı genellikle yalnızca href özelliği taşıyan <a> etiketi olduğunda tarayabilir. Tıklamayı JavaScript olayına bağlayan, href yerine başka bir özellik kullanan veya adres yerine betik çağrısı yazan yapılar güvenilir biçimde okunmaz. JavaScript ile sayfaya eklenen bağlantılar, sonuçta normal bir <a href> üretiyorsa sorun çıkarmaz. Göreli adres kullanmak (/blog/ornek) da sorun değildir.
Footer sidebar ve menü linklerinin değeri nerede biter?
Şablon bağlantıları, yani her sayfada tekrarlanan menü, footer ve sidebar bağlantıları, gerçek bir iş yapar: sitedeki her sayfadan erişilebilir oldukları için hedeflerinin keşfedilmesini garanti altına alırlar. Search Console'un bağlantılar raporu için önerilen kullanımlardan biri de doğrudan budur, ana sayfa ve iletişim gibi çekirdek sayfaların site içinden düzgün bağlantı alıp almadığını doğrulamak.
Değerin bittiği yer de aynı özellikten doğar. Her sayfada birebir tekrarlanan bir bağlantı, bulunduğu sayfaya özel hiçbir bilgi taşımaz. Bir ürün sayfasının footer'ında duran "kurumsal" bağlantısı ile bir blog yazısının footer'ında duran aynı bağlantı arasında hiçbir fark yoktur. Bu yüzden footer, zayıf kalan bir sayfayı kurtarma aracı değildir. Sıralama alamayan bir sayfayı footer'a eklemek o sayfaya konu bağlamı kazandırmaz, yalnızca bir erişim yolu daha açar.
Şablon alanlarını şişirmek de ayrı bir maliyet üretir. Onlarca bağlantı taşıyan bir footer, kullanıcı için tarama yükü, site için ise anlamsız bir tekrar alanıdır. Google'ın rehberi bağlantı sayısı için sihirli bir ideal rakam vermez ama pratik bir ölçü koyar: fazla geldiğini düşünüyorsanız muhtemelen fazladır. Sayfa başına kaç iç link olacağı sorusunun cevabı da burada saklıdır. Doğru soru "kaç tane" değil, "her birinin bir nedeni var mı" sorusudur.
Şablon alanları için işleyen ayrım şudur: footer kullanıcının aradığı yardımcı sayfalar (iletişim, kurumsal, yasal metinler, ana kategoriler) içindir, sidebar öne çıkarmak istediğiniz sınırlı sayıda sayfa içindir, konu bağlamı gerektiren her bağlantı ise içeriğin kendi metnine girer.
İç linklerde nofollow kullanmak gerekir mi?
Kısa cevap: neredeyse hiçbir durumda gerekmez. Bu konu Türkçe kaynaklarda en çok yanlış aktarılan başlıklardan biri olduğu için tek tek ayırmakta fayda var.
Önce bir düzeltme: HTML'de rel="dofollow" diye bir değer yoktur. Bir bağlantının varsayılan davranışı zaten izlenebilir olmasıdır, "dofollow" yalnızca bu varsayılanı anlatmak için kullanılan konuşma dilidir. Yani iç linklerinize dofollow eklemeniz gereken bir durum yok, çünkü eklenecek bir şey yok.
rel="nofollow" ise Google'ın tanımına göre bağlantı verdiğiniz sayfayla ilişkilendirilmek istemediğinizi, ona bir onay ve sıralama kredisi aktarmak istemediğinizi bildirir. Kritik nokta şurada: Google kendi dokümantasyonunda, sitenizin kendi içindeki bağlantılar için nofollow'u değil, robots.txt engelleme kuralını işaret eder. Yani "şu sayfa taranmasın" ihtiyacınız varsa aracı zaten nofollow değildir.
İkinci nokta, nofollow'un artık kesin bir talimat olarak değil ipucu olarak değerlendirilmesidir. Bu hem sıralama hem de tarama ve indeksleme tarafı için geçerlidir. Bir sayfanın indekslenmesini engellemek için yalnızca nofollow'a güvenmek zaten hiçbir zaman önerilen yöntem olmadı; bunun için robots meta etiketi ve robots.txt gibi daha güvenilir mekanizmalar var.
Üçüncü nokta, "otorite yönlendirme" (PageRank sculpting) fikrinin dayandığı hesabın çalışmamasıdır. Bu yaklaşımın mantığı şuydu: sayfadaki bazı bağlantıları nofollow ile işaretlersen, o payların kalan bağlantılara dağılacağını varsayarsın. Google bu davranışı değiştirdiğini açıkladı; nofollow işaretlenen bağlantının payı diğer bağlantılara aktarılmaz. Dolayısıyla iç bağlantıları nofollow ile işaretlemek kalan bağlantıları güçlendirmez, yalnızca o bağlantıyı hesaptan çıkarır. Google tarafında verilen tavsiye de açıktır: kendi siteniz içinde bağlantı verirken genel kural nofollow kullanmamaktır ve düzgün bir bilgi mimarisi ile anlaşılır navigasyon, bağlantılar üzerinden tarama önceliği kurgulamaya çalışmaktan çok daha verimlidir.
Geriye gerçekten dar bir istisna alanı kalır: her kullanıcı için farklı olan ve arama sonuçlarında görünmesi anlamlı olmayan sayfalar (sepet, giriş ekranı, kullanıcıya özel filtre adresleri). Bu adresler için bile daha doğru araçlar genelde robots.txt kuralı, robots meta etiketi veya adres yapısının baştan düzgün tasarlanmasıdır.
Site denetim araçlarında sık görülen "iç bağlantılarda nofollow özelliği var" uyarısı da bu çerçevede okunmalıdır. Uyarı bir ceza bildirimi değildir; genellikle tema veya eklenti tarafından toplu biçimde eklenmiş, kimsenin bilinçli olarak koymadığı bir işareti gösterir. Yapılacak iş, işareti neyin eklediğini bulmak ve gerçek bir gerekçesi yoksa kaldırmaktır.
Tıklama derinliği: önemli sayfa kaç tık uzakta?
Tıklama derinliği, bir sayfaya ana sayfadan başlayarak kaç bağlantıya tıklayarak ulaşıldığını anlatır. Google'ın yayımladığı sabit bir eşik yoktur, dolayısıyla "üç tık kuralı" bir kural değil sektör alışkanlığıdır. Buna karşılık Search Console'un bağlantılar raporu için önerilen kullanımlardan biri doğrudan bu konuyla ilgilidir: site içindeki akışı, kullanıcının bir sayfadan diğerine en az tıklamayla ulaşıp ulaşamadığını kontrol ederek düzenlemek.
Derinlik pratikte iki yerde sorun çıkarır. Birincisi, yalnızca sayfalamanın ilerleyen sayfalarından erişilebilen içerikler. Blog arşivinin on dördüncü sayfasında duran bir yazıya giden tek yol o sayfalama zinciriyse, o yazı fiilen kimsenin uğramadığı bir adres olur. İkincisi, filtre ve varyasyon adresleriyle şişmiş listeleme yapıları. Bu yapılarda önemli ürün sayfaları, önemsiz filtre kombinasyonlarıyla aynı derinliğe düşer.
Çözüm derinliği yapay olarak kısaltmak değildir. İşleyen yöntem, ticari veya stratejik olarak önemli sayfalara üstteki güçlü sayfalardan doğrudan bağlam içinde bağlantı vermektir: kategori sayfasından öne çıkan ürüne, kapsamlı rehberden ilgili hizmet sayfasına, sık okunan yazıdan onu tamamlayan yazıya. Böylece derinlik, sayfanın önemine göre ayarlanmış olur.
İç link denetimi nasıl yapılır?
İç linkleme bir kerelik iş değildir, çünkü site her yeni yayında değişir. İşleyen bir denetim sırası şöyledir:
- Tam tarama alın. Siteyi baştan sona tarayan bir araçla her adresin kaç iç bağlantı aldığını çıkarın. Site haritasındaki adres listesiyle tarama sonucunu karşılaştırmak, ikisi arasındaki farkı hemen görünür kılar.
- Yetim sayfaları ayırın. Sıfır iç bağlantı alan adresleri listeleyin. Her biri için tek soru: bu sayfa yayında kalacak mı? Kalacaksa ona bağlanacak doğru sayfa hangisi, kalmayacaksa doğru işlem yönlendirme mi yoksa kaldırma mı?
- Dağılımı kontrol edin. Search Console'un bağlantılar raporundaki en çok iç bağlantı alan sayfalar tablosunu açın. Listenin başındaki sayfalar sizin en önemli saydığınız sayfalar mı? Değilse bağlantı ağırlığı yanlış yerde yoğunlaşmış demektir. Aynı rapordan belirli bir sayfaya hangi sayfaların bağlandığını da görebilirsiniz.
- Ticari sayfaların derinliğini ölçün. Gelir üreten sayfaların ana sayfadan kaç adımda erişildiğini çıkarın ve gerekiyorsa üst seviyeden bağlam içi bağlantı ekleyin.
- Kırık bağlantıları ve zincirleri temizleyin. Hedefi kaldırılmış iç bağlantılar düzeltilir; yönlendirilen bir adrese bağlanan iç linkler doğrudan son adrese çevrilir.
- Anchor metinlerini gözden geçirin. Boş bağlantı metni, betimleyici olmayan kalıplar ve alt metni boş görsel bağlantılar bu adımda yakalanır.
- Bağlantıların taranabilir olduğunu doğrulayın. Özellikle JavaScript ile üretilen menü ve listelerde, çıktının gerçekten
<a href>ürettiğini kontrol edin.
Denetimi düzenli aralıklarla tekrarlamak yerine yayın akışına bağlamak daha az iş çıkarır. Yeni bir içerik yayınlarken iki yönlü çalışın: yeni sayfadan ilgili eski sayfalara bağlantı verin ve konuyla ilişkili eski sayfalara girip yeni sayfaya bağlantı ekleyin. İkinci adım çoğu sitede atlanır; oysa yeni sayfayı bağlantı ağına asıl bağlayan adım odur. Sayfa envanteri ve bağlantı dağılımını topluca görmek isteyenler için site içi SEO analizi tarafındaki kontroller bu akışı hızlandırır.
Sık Sorulan Sorular
Site haritası varken iç linke gerek var mı?
Evet. Site haritası Google'ın adresleri keşfetme yollarından biridir ama tek başına bir sayfanın konusunu, hangi sayfayla ilişkili olduğunu ve okurun oraya nasıl ulaşacağını anlatmaz. Bağlantı metni, çevresindeki cümle ve sayfanın site yapısındaki yeri yalnızca iç linkler üzerinden kurulur. Ayrıca site haritasında yer almak taranmayı da indekslenmeyi de garanti etmez.
Aynı sayfaya bir yazıda birden fazla bağlantı vermek sorun olur mu?
Yasak bir uygulama değildir ama genelde gereksizdir. Okuma akışında ikinci ve üçüncü bağlantı yeni bir bilgi taşımaz, yalnızca metni yorar. Uzun bir rehberde konunun farklı bölümlerinden aynı sayfaya gerçekten farklı gerekçelerle bağlanılıyorsa mantıklı olabilir. Ölçü sayı değil, her bağlantının okur için ayrı bir nedeni olmasıdır.
İç link eklemek sayfanın indekslenmesini garanti eder mi?
Hayır. İç link keşfi sağlar, indekslemeyi değil. Google keşfettiği adreslerin tamamını taramaz ve taradığı sayfaların tamamını indekslemez; bu kararlar sayfanın içeriğine ve sitenin bütününe göre verilir. İç bağlantı, sayfanın değerlendirilebilmesi için gereken ilk koşulu sağlar, sonucu değil.



