
Üç bin ürünlük bir katalog kaç adres üretir?
Basit bir hesap yapalım. Kataloğunda 3.000 ürün olan bir mağazanın kategori sayfasında dört filtre grubu bulunsun: 8 renk, 6 beden, 20 marka ve 5 fiyat aralığı. Her grubun "seçilmemiş" hali de bir durum olduğuna göre tek bir kategori sayfasının üretebileceği filtre kombinasyonu 9 x 7 x 21 x 6, yani 7.938 farklı adres eder. Buna dört sıralama seçeneği eklenince sayı 31.752'ye çıkar. Sitede otuz kategori varsa ürün sayısı hâlâ 3.000'dir ama teorik adres sayısı yüz binleri geçmiştir.
Bu aritmetik, e-ticaret SEO'sunu ayrı bir iş yapan şeyin ne olduğunu doğrudan gösterir. Kurumsal bir sitede sayfaları insan üretir ve sayıları bellidir. E-ticarette sayfaları yazılım üretir, sayı katalogla filtre yapısının çarpımıdır ve kimse tek tek karar vermeden çoğalır.
E-ticaret SEO, bir mağazanın ürün kataloğunu arama motorunun tarayabileceği, tekrarları tekilleştirebileceği ve her sorgu için tek bir doğru sayfayı seçebileceği bir yapıya dönüştürme çalışmasıdır. İçerik yazmak bu işin yalnızca bir parçasıdır; asıl mesele hangi adresin var olacağına, hangisinin taranacağına ve hangisinin dizine gireceğine karar vermektir.
Google tarafında bu kararın bir bütçesi var. Google tarama bütçesini iki bileşenle tanımlıyor: sitenin kaldırabileceği tarama kapasitesi ve Google'ın o siteyi tarama isteği. Ayrıca taranan her sayfanın dizine gireceğine dair bir garanti yok; tarama sonrası her sayfa ayrıca değerlendiriliyor. Yani yukarıdaki 31.752 adres taranırsa, o tarama gerçek ürün sayfalarından çalınmış olur.
Başlık ve açıklama yazımı, iç bağlantı, içerik kalitesi ve bağlantı otoritesi gibi konular her site için ortaktır; bunların nasıl çalıştığı SEO'nun temel işleyişini anlatan yazının konusudur. İş modelinin kendisi, satış kanalları ve yasal çerçeve için e-ticaretin ne olduğunu anlatan yazıya bakabilirsiniz. Buradaki konu, yalnızca katalog satan sitelerde ortaya çıkan katmanlar.
Kategori sayfası mağazanın asıl giriş kapısıdır
Google, bir sitenin yapısını URL'lere bakarak çıkarmıyor. Kendi belgesinde bunu açıkça söylüyor: yapı, sayfalar arasındaki bağlantılardan çözümleniyor. Bir sayfaya ulaşmak için kaç bağlantı izlemek gerektiği ve o sayfaya site içinden kaç bağlantı geldiği, sayfanın göreli önemine dair sinyaller üretiyor. Genel kural olarak bir sayfaya site içinden ne kadar çok bağlantı gidiyorsa o sayfanın diğerlerine göre önemi o kadar yüksek okunuyor.
Bunun e-ticaret SEO tarafındaki pratik sonucu şu: kategori ve alt kategori sayfaları, ürünlere giden bağlantı yolunun kendisidir. Google'ın belgesinde altı çizilen bir uyarı var: kategori sayfaları bir kategorideki tüm ürünlere doğrudan bağlantı vermiyorsa, Googlebot yalnızca tarayarak ürünlerin hepsini bulamayabilir. Bağlantı verilemiyorsa site haritası veya Merchant Center akışı devreye sokulmalı, çünkü bu kaynaklar tarayıcının başka türlü bulamayacağı adresleri taşıyabiliyor.
Aynı mantık ters yönde de işler. Öne çıkarmak istediğiniz kategoriyi veya çok satan ürünü ana sayfadan ya da blog içeriklerinden bağlamak, Google'ın o sayfanın site içindeki önemini anlamasına yardım eden dokümante edilmiş bir yöntemdir. Bağlantılar da JavaScript olayları yerine <a href> etiketleriyle kurulmalıdır; Googlebot menü davranışını taklit etmez.
Kategori sayfasının metni ayrı bir konu. Ürün listesinin altına yığılan ve aynı kelimeyi tekrarlayan paragraf, kullanıcının o sayfada sorduğu soruyu cevaplamaz. Kategori sayfasının metni bir seçim sorusunu çözmelidir: hangi tip kime uygun, beden veya ölçü nasıl seçilir, hangi model hangi kullanımda anlamlı. Google'ın içerik değerlendirme sorularından biri tam olarak budur: sayfa, arama sonuçlarındaki diğer sayfalara kıyasla kayda değer bir değer sunuyor mu.
Kategorilerdeki sayfalama için Google'ın önerileri net. Her sayfanın kendi adresi olmalı (örneğin ?page=2), her sayfa kendi canonical adresini göstermeli ve dizinin ilk sayfası tüm dizinin canonical'ı yapılmamalıdır. Sayfa numarasını adres parçası (#) ile taşımak da işe yaramaz, çünkü Google bu parçaları yok sayar. Eskiden kullanılan rel="next" ve rel="prev" etiketlerini ise Google artık kullanmıyor.
Filtre URL'leri tarama bütçesinin en büyük gider kalemidir
Google, URL parametresine dayalı faset navigasyonunun sonsuz bir adres uzayı üretebildiğini ve bunun siteye iki şekilde zarar verdiğini yazıyor. Birincisi aşırı tarama: tarayıcılar bir adresin işe yarayıp yaramadığını ancak tarayarak anlayabildiği için çok sayıda filtre adresini gezmek zorunda kalıyorlar. İkincisi keşfin yavaşlaması: tarama işe yaramayan adreslere harcandığında yeni ve gerçekten yararlı sayfalara ayrılan süre azalıyor.
Google iki yol tarif ediyor. Filtre adreslerinin dizine girmesine ihtiyacınız yoksa taranmalarını engelleyin. İhtiyacınız varsa taranmaya değer hale getirin, ancak bunun sunucu tarafında ciddi bir maliyeti olduğunu bilerek.
Engelleme tarafında iki yöntem öneriliyor. Birincisi robots.txt ile parametre desenlerini kapatmak; Google filtrelenmiş listelerin taranmasına izin vermek için çoğu zaman iyi bir gerekçe olmadığını, bunun yerine ürün sayfalarının ve filtresiz tek bir liste sayfasının taranmasına izin vermenin yeterli olduğunu söylüyor. İkincisi filtreleri adres parçası (#) üzerinden taşımak; Google adres parçalarını taramada ve dizine almada genel olarak desteklemediği için bu yapı tarama tarafında hiçbir etki üretmiyor.
Sık kullanılan iki alışkanlık için Google'ın uyarısı dikkat çekici. rel="canonical" ile filtre adreslerini filtresiz sürüme işaret etmek zamanla tarama hacmini düşürebilir ve filtre bağlantılarına rel="nofollow" koymak yardımcı olabilir, ancak Google bu iki yöntemin uzun vadede genellikle daha az etkili olduğunu belirtiyor. noindex ise tarama bütçesi için hiç çözüm değil: Google sayfayı yine istiyor, etiketi gördükten sonra düşürüyor ve tarama zamanı zaten harcanmış oluyor.
Filtre adreslerinin taranmasını istiyorsanız uyulması gereken kurallar da dokümante edilmiş durumda. Parametre ayırıcı olarak sektör standardı & kullanılmalı; virgül, noktalı virgül ve köşeli parantez gibi karakterleri tarayıcıların ayırıcı olarak algılaması zor. Filtreler adres yoluna gömülüyorsa sıraları her zaman aynı kalmalı ve aynı filtre iki kez görünmemeli. En önemlisi: bir filtre kombinasyonu hiç sonuç döndürmüyorsa sayfa 404 dönmeli, ortak bir hata sayfasına yönlendirilmemeli.
| Adres tipi | Karar | Gerekçe |
|---|---|---|
| Kategori ve alt kategori | Taransın ve dizine girsin | Genel arama niyetinin karşılığı, iç bağlantı yolunun kendisi |
| Gerçek talebi olan tek filtre (örneğin kategori artı renk) | Dizine girebilir | Kendi başlığı, kendi açıklaması ve kendi metni varsa ayrı bir sorgunun karşılığıdır |
| İki ve üzeri filtrenin kombinasyonu | Taranmasın | Kombinasyon sayısı arama talebiyle orantısız büyür |
| Sıralama parametresi (fiyat, yenilik, popülerlik) | Taranmasın | Aynı içeriğin farklı sıralanmış sürümü, Google'ın engellenmesini önerdiği tipik örnek |
| Oturum kimliği, izleme kodu, konuma göre değişen parametre | İç bağlantıda hiç kullanılmasın | Kısa ömürlü ve yinelenen adres üretir |
| Sayfalama | Taransın | Ürünlerin keşfedilme yolu, her sayfa kendi canonical adresiyle |
| Sonuç döndürmeyen filtre kombinasyonu | 404 dönsün | Yönlendirme yerine bulunamadı yanıtı doğru sinyaldir |
Üreticiden gelen açıklama sayfaya söyleyecek söz bırakmaz
Ürün açıklamasını tedarikçi kataloğundan almak e-ticaretin en yaygın pratiğidir ve sonucu şudur: aynı ürünü satan otuz sitede birbirinin aynı metin bulunur. O sayfaların hiçbirinde, kullanıcının satın alma kararını değiştirecek özgün bir bilgi yoktur.
Google'ın içerik değerlendirme sorularından ikisi bu duruma doğrudan bakıyor: içerik başka kaynaklardan yararlanıyorsa yalnızca kopyalamak veya yeniden yazmak yerine kayda değer bir ek değer ve özgünlük sunuyor mu, ve içerik özgün bilgi, araştırma veya analiz içeriyor mu. Tarama tarafında da benzer bir sinyal var: Google, bir siteye ayrılan tarama kaynaklarını belirlerken hesaba kattığı unsurlar arasında içerik benzersizliğini de sayıyor. Yani kopya katalog yalnızca sıralamada değil, taranma sıklığında da geri kalır.
Üreticinin yazmadığı ve yazamayacağı bilgiler sayfanın kendi sermayesidir:
- Beden veya ölçünün gerçekte nasıl davrandığı (dar mı kalıyor, ölçü tablosuyla uyumlu mu)
- Uyumluluk bilgisi: hangi modelle, hangi aksesuarla, hangi altyapıyla çalışır
- Kutu içeriği ve eksik çıkan parçalar konusunda gelen sorular
- Kullanım ve bakım detayı, sarf malzemesi ihtiyacı
- Bu ürünün kimin için uygun olmadığı
- Bir üst ve bir alt modelden somut farkı
- Kargo, iade ve garanti koşullarının o ürüne özel hali
Sekiz bin ürünlü bir katalogda bunu her ürün için yazmak mümkün değildir ve gerekli de değildir. İşi sıraya sokan üç ölçüt var: Search Console'da hâlihazırda gösterim alan ürünler, kâr marjı yüksek ürünler ve stok derinliği olan yani yakında kaybolmayacak ürünler. Geri kalan katalog şablonla yayında kalır, listenin üstündekiler tek tek elden geçirilir.
Bir uyarı: aynı üretici metnini yapay zekâya yeniden yazdırmak özgünlük üretmez. Ortaya çıkan şey aynı bilginin farklı kelimelerle söylenmiş halidir ve Google'ın sorusu tam olarak bunu ayırt etmek için sorulmuştur.
Stokta olmayan ve kaldırılan ürünler ne olacak?
Bu, e-ticarete özgü ve karşılığı çoğu zaman yanlış verilen bir karardır. Yanlışın iki ucu var: her tükenen ürünü silmek ve hiçbir şey silmeyip binlerce ölü sayfa biriktirmek. Doğru cevap ürünün neden yok olduğuna bağlı.
| Durum | Yapılacak | Neden |
|---|---|---|
| Geçici olarak stokta yok, gelecek | Sayfa yerinde kalsın, stok durumu doğru gösterilsin, alternatifler ve gelince haber verme seçeneği sunulsun | Sayfanın biriktirdiği bağlantı ve sıralama geçmişi silinince kaybolur |
| Kalıcı olarak kaldırıldı, muadili yok | 404 veya 410 dönsün | Google, kalıcı olarak kaldırılan sayfalar için 404 veya 410 öneriyor ve 404'ün o adresi yeniden taramamak için güçlü bir sinyal olduğunu söylüyor |
| Yerine gerçek bir muadil geldi (yeni model, aynı ürünün yeni sürümü) | Yeni ürün sayfasına 301 | Yönlendirme, Google'ın canonical belirlemede en güçlü saydığı sinyaldir |
| Muadili yok ama toplu yönlendirme cazip görünüyor | Ana sayfaya veya kategoriye toplu 301 yapılmasın | Alakasız hedefe yönlendirme yumuşak 404 üretir; Google bu sayfaların taranmaya devam ettiğini ve bütçe yediğini belirtiyor |
| Sezonluk ürün, gelecek sezon dönecek | Adres kalıcı olsun, her sezon silinip yeniden açılmasın | Her seferinde sıfırdan keşif ve değerlendirme süreci başlar |
Stok durumunun yapılandırılmış veri tarafında da bir karşılığı var. Google'ın ürün işaretlemesinde availability özelliği için tanımlı değerler arasında stokta var, stokta yok, tükendi, üretimi durduruldu, ön sipariş ve sınırlı stok gibi durumlar bulunuyor ve bu değerlerden yalnızca biri belirtilebiliyor. Yani "stokta yok" silinecek bir sayfa değil, beyan edilecek bir durumdur.
Ürün yapılandırılmış verisi arama sonucunda ne gösterir?
Bu, e-ticaretin yapılandırılmış veriden gerçekten somut kazanç sağladığı yerdir. Google'ın kendi tanımına göre bir sayfaya Product işaretlemesi eklendiğinde sayfa ürün snippet'i olarak görünmeye uygun hale gelir; bu, puan, yorum bilgisi, fiyat ve stok durumu gibi ek ürün bilgilerini taşıyan bir metin sonucudur. Yani arama sonucunda mavi başlığın altında yıldız, fiyat ve stok bilgisi görünmesinin kaynağı budur.
İkinci bir katman daha var. Ürünü doğrudan satıyorsanız Google, satıcı listesi işaretlemesini öneriyor. Bu işaretleme sayfayı alışveriş bilgi paneli, Google Görseller, popüler ürün sonuçları ve ürün snippet'leri gibi deneyimlerde görünmeye uygun hale getiriyor ve fiyat, stok durumu, kargo ve iade bilgisi gibi daha spesifik verileri öne çıkarabiliyor. Editoryal ürün inceleme sayfaları içinse ürün snippet'i işaretlemesi doğru olan.
Kuralları atlamak bu kazancı doğrudan iptal eder:
- Zorunlu özellikleri eksik olan öğeler zengin sonuç için uygun sayılmaz
- Sayfada okuyucuya görünmeyen içerik işaretlenemez; işaretlemedeki bilgi sayfadaki bilgiyle aynı olmalıdır
- Sahte yorum gibi alakasız veya yanıltıcı içerik işaretlenemez; gerçek kullanıcılara ait olmayan yorum ve puanlar manuel işlem sebebi olabilir
- Stok ve fiyat bilgisi sayfadaki gerçek durumla aynı olmalı, stok değeri tek bir değer içermelidir
Yayına almadan önce işaretlemenin geçerli olup olmadığı test edilir; Google'ın kendi doğrulama aracı ve sonucun nasıl okunacağı Rich Results Test doğrulaması yazısında ayrıntılı anlatılıyor. Yayından sonra takip Search Console'dan yapılır; Google ürün işaretlemesi için iki ayrı rapor sunuyor, biri satın alınabilen ürün sayfaları, diğeri inceleme ve toplayıcı gibi diğer ürün sayfaları için.
Ürün dışında e-ticaret için işe yarayan türler de var: sayfanın site hiyerarşisindeki yerini bildiren BreadcrumbList, işletme bilgilerini ve iade politikasını taşıyan Organization, fiziksel mağazası olanlar için LocalBusiness, yorumlar için Review ve ürün videoları için VideoObject.
Sınırı da net söylemek gerekir: yapılandırılmış veri bir sıralama vaadi değildir. Sayfayı belirli görünüm türlerine uygun hale getirir, o kadar. Yapay zekâ cevaplarında alıntılanmayı da garanti etmez. Klasik zengin sonuç tarafındaki değeri ise ölçülebilir ve gerçektir: aynı sırada duran iki sonuçtan fiyatı ve puanı görünen, görünmeyene göre daha fazla tıklanma alma şansına sahiptir.
Merchant Center ile site verisi nasıl birbirine bağlanır?
Google, ürün verisini Merchant Center'a yüklemenin arama sonuçlarında görünmek için zorunlu olmadığını, ancak Google'ın ürünleri anlamasını iyileştirebileceğini söylüyor. Alışveriş sekmesi gibi bazı yüzeyler içinse katılım zorunlu. Küçük ve seyrek güncellenen sitelerde taranan sayfalardan otomatik akış üretmek yeterli olabiliyor; büyük veya hızlı değişen kataloglarda ise akış dosyası yüklemenin iki somut gerekçesi var: tarama tüm ürünleri bulmayı garanti etmiyor ve güncellemelerin ne zaman işleneceği üzerinde kontrol sağlıyor.
Bu iki kaynak arasında bir gecikme sorunu çıkabiliyor. Bir ürün tükendiğinde site bunu anında satılamaz olarak işaretler ama Merchant Center tarafı, özellikle akış kullanılıyorsa, bir süre eski veriyle kalabilir. Google'ın önerisi, tutarsızlık fark edildiğinde Merchant Center'ın kendi kopyasını site içeriğine göre otomatik güncelleyecek şekilde ayarlanması.
Site içi arama iki sorun ve bir fırsat üretir
Birinci sorun ürünlerin bulunabilirliği. Google'ın belgesinde açıkça yazıyor: Googlebot, bir siteyi tararken arama kutusuna sorgu göndermeyi genellikle denemez. Yalnızca site içi aramayla ulaşılan bir ürün, dizin açısından yok hükmündedir. Bu yüzden dizine girmesini istediğiniz her ürüne bağlantı vermek güçlü biçimde öneriliyor, mümkün değilse site haritası veya ürün akışı kullanılıyor.
İkinci sorun site içi arama sonuç sayfalarının kendisi. Bunlar kullanıcı için değerli, tarayıcı içinse sonu olmayan bir adres kaynağıdır ve her sorgu yeni bir adres üretir. Dizine girmesi gerekmeyen bu sayfaların taranması robots.txt ile engellenir; Google, kullanıcı için önemli olsa da Google yüzeylerinde görünmesi gerekmeyen sayfalar için tam olarak bu yöntemi öneriyor.
Fırsat ise çoğu mağazanın hiç bakmadığı yerde. Site içi arama kaydı, kullanıcıların ürünlerinizi hangi kelimelerle aradığını gösteren birinci elden bir veri setidir ve hiçbir anahtar kelime aracında bulunmaz. Sonuç döndürmeyen sorgular üç şeyi birden söyler: kataloğunuzda olmayan bir ürün talebi, açılmamış bir kategori veya sizin kullandığınız terimle müşterinin kullandığı terim arasındaki fark. Katalogda "hoparlör" yazan ürünü müşteri "ses sistemi" diye arıyorsa bunu size ilk söyleyecek yer site içi aramadır.
Benzer ürünler ve kategoriler birbirinin sırasını yiyebilir
Bir katalogda aynı sorguyu dört farklı sayfa hedefleyebilir: kategori, alt kategori, filtre sayfası ve tek tek ürün sayfaları. Google bu durumda gösterilecek sayfayı kendisi seçer. Google'ın canonical dokümanında bu doğrudan yazıyor: bir tercih belirtmezseniz Google hangi sürümün kullanıcıya gösterilecek en iyi sürüm olduğunu kendi belirler.
Tercih belirtmenin araçları da güçlerine göre sıralanmış durumda. En güçlü sinyal yönlendirme, ardından rel="canonical" etiketi, en zayıfı ise site haritasına dahil etmek. Bu yöntemler birlikte kullanıldığında etkileri artıyor. Varyantlar için özel bir kural da var: her varyantın ayrı adresi varsa, varyant sayfalarında canonical ana ürün adresini göstermeli.
Pratikte karar üç adımda verilir. Önce her ticari sorgu için tek bir sahip sayfa belirlenir. Sonra o sorguyu hedefleyen diğer sayfalar niyet açısından ayrıştırılır: kategori sayfası seçim aşamasını, ürün sayfası karar aşamasını karşılar ve ikisinin başlığı, metni ve iç bağlantısı bu ayrımı yansıtır. Ayrışmıyorsa, yani iki sayfa da aynı şeyi söylüyorsa, biri diğerine birleştirilir. Aynı ürünün rengine göre açılmış sayfalar ayrı sorgu almıyorsa ayrı sayfa olmayı hak etmiyor demektir.
Müşteri yorumları hem içerik hem sinyal üretir
Yorumlar, üretici metnine bağımlı bir ürün sayfasında gerçekten özgün olan tek içerik kaynağıdır. Getirdikleri yalnızca metin değil: müşterinin kendi kelimeleridir. Beden kalıbı, kargo süresi, kutudan çıkan parça, kullanım ömrü gibi konular yorumlarda kendiliğinden ortaya çıkar ve bunlar aynı zamanda insanların arama kutusuna yazdığı ifadelerdir.
Arama sonucu tarafındaki karşılığı yorum snippet'idir; Google bunu bir değerlendirmeden kısa bir alıntı veya genellikle birleşik puanların ortalaması olan bir puan olarak tanımlıyor ve ürün bu kapsamda destekleniyor. Buradaki tek şart açık: puan gerçek kullanıcılara dayanmalıdır. Gerçek kullanıcılara ait olmayan yorum ve puanların manuel işlemle sonuçlanabileceği Google'ın kendi politika belgesinde yazıyor.
Kendi yazdığınız karşılaştırma ve inceleme içerikleri içinse Google'ın ayrı bir rehberi var. Öne çıkardığı ölçütler şunlar: konuyu kullanıcı gözünden değerlendirmek, incelenen şeyle ilgili birinci elden deneyimi görsel veya başka kanıtlarla desteklemek, performansı sayısal olarak ölçmek, ürünü rakiplerinden ayıran şeyi açıklamak, artılarla birlikte eksileri de kendi araştırmanıza dayanarak yazmak ve hangi kullanım için hangisinin daha uygun olduğunu söylemek. Bu ölçütler bir ürünü kategori içinde konumlandıran içerikler için geçerlidir. Yorum sinyali ürün sayfasında yapısal olarak verilir; markanın kendi hakkındaki yorumları kendi blogunda derlemesi aynı şey değildir ve aynı güveni üretmez.
Sınırlı zamanı olan bir ekip bu işleri hangi sırayla yapar?
Bir e-ticaret SEO çalışmasında yukarıdaki başlıkların hepsi aynı anda ele alınamaz. Sıra, bir işin sonucunun diğerinin girdisi olmasına göre kurulur:
- Ölçüm çalışıyor mu: Search Console ve analiz kurulumu doğru değilse sonraki hiçbir adımın etkisi görülemez.
- Dizin envanteri çıkarılır: kaç adres dizinde, bunların kaçı gerçek ürün ve kategori, kaçı filtre ve sıralama artığı.
- Filtre ve sıralama kararı verilir: hangi adres taranacak, hangisi engellenecek. Bu karar verilmeden yapılan içerik çalışması taranmayan sayfalara harcanır.
- Kategori mimarisi düzeltilir: her ürüne bağlantı yolu, menü yapısı, sayfalama ve site haritası.
- Ürün içeriği önceliklendirilir: gösterim alan ve marjı yüksek ürünlerden başlanır, katalogun tamamı beklenmez.
- Ürün yapılandırılmış verisi kurulur ve doğrulanır: fiyat, stok ve puan sayfadaki gerçekle aynı olacak şekilde.
- Stok ve ürün kaldırma kuralı yazılır: bu bir kerelik iş değil, yazılım tarafına yerleşmesi gereken kalıcı bir kuraldır.
- Yorum toplama akışı kurulur: sipariş sonrası hatırlatma, yorumun sayfada görünür yayınlanması, işaretlemenin bağlanması.
Bu listenin ilk dört maddesi büyük ölçüde yazılım ve mimari işidir; içerik tarafı ancak o zemin kurulduktan sonra karşılık verir. Kendi ekibinizle yürütmek yerine dışarıdan destek almayı değerlendiriyorsanız SEO paketlerimizi inceleyebilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
Pazaryerlerinde satıyorum, kendi sitemin SEO'su hâlâ gerekli mi?
Pazaryeri size trafik değil, o pazaryerinin trafiğinden pay verir ve o payın kuralları her an değişebilir. Kendi sitenizde biriken şey farklıdır: adres kalıcıdır, müşteri verisi sizindir, marj komisyonla bölünmez ve marka aramaları doğrudan size gelir. Pratik bir yaklaşım ikisini ayrı işler olarak görmektir; pazaryeri satışın hacim ayağıdır, kendi site marka ve marj ayağıdır.
Aynı ürünün renk ve beden varyantları ayrı sayfa mı olmalı?
Ölçüt arama talebidir. İnsanlar "siyah" veya "kırmızı" niteleyicisiyle o ürünü ayrı ayrı arıyorsa ve her varyantın kendi görselleri, kendi stok durumu ve kendi fiyatı varsa ayrı adres anlamlıdır. Ayrı adres kullanıyorsanız Google'ın kuralı gereği varyant sayfalarında canonical etiketi ana ürün adresini göstermelidir. Talep yoksa tek sayfada seçim kutusu daha iyidir, çünkü onlarca boş varyant sayfası hem tarama hem kanibalizasyon sorunu üretir.
Ürün açıklamalarını yapay zekâya yazdırmak sakıncalı mı?
Sorun aracın kendisi değil, girdisi. Elinizdeki tek girdi üreticinin metniyse çıktı da o metnin yeniden yazılmış hali olur ve Google'ın içerik değerlendirmesinde tam olarak bu ayrım sorgulanıyor. Aracı kendi verinizi (müşteri soruları, iade nedenleri, yorumlardaki tekrar eden konular, ölçü geri bildirimleri) düzenlemek için kullanırsanız ortaya gerçekten yeni bilgi çıkar. Her iki durumda da yayından önce bilgi doğruluğu insan tarafından kontrol edilmelidir, çünkü yanlış uyumluluk veya yanlış ölçü bilgisi iade üretir.
Kaç ürünlü siteden sonra tarama bütçesi gerçekten sorun olur?
Bunun tek bir eşik sayısı yok ve olması da beklenmemeli, çünkü sorun ürün sayısıyla değil üretilen adres sayısıyla ilgili. Beş yüz ürünlü ama filtreleri sınırsız kombinasyona açık bir site, on bin ürünlü ama filtreleri kapatılmış bir siteden daha ağır bir tarama sorunu yaşayabilir. Doğru soru şudur: Search Console'da taranıp dizine alınmayan adres sayısı gerçek ürün sayınızın kaç katı. Bu oran büyüdükçe filtre kararı aciliyet kazanır.
Blog içeriği e-ticaret sitesine gerçekten katkı sağlıyor mu?
Katkısı doğrudan satış değil, iki dolaylı işlevdir. Birincisi, ürün ve kategori sayfasının cevaplayamayacağı bilgi aramalarını karşılar (nasıl seçilir, nasıl bakılır, hangisi kime uygun). İkincisi, kategori sayfalarına site içinden bağlantı taşır ve Google'ın önem sinyali bu bağlantılardan çıkar. Buradaki koşul, blog yazısının kendi başına bir soruyu çözmesidir; ürün tanıtımına dönüşen yazı ikisini birden kaybeder.



